4 yaşına geldiklerinde çocuklar, 3 yaşında
bireyselleşmelerini sağlıklı şekilde tamamlamış olduklarında, ertelemeyi
becerebilen, bekleyebilen, sosyalleşmiş, dünyanın kendinden başkalarıyla da
paylaşılabilen, kuralları tanıyan ve sınırları bilerek kendi sınırlarını da
oluşturmuş bireyler haline gelirler. Tercih ettiği arkadaşları olan, sevdiği
oyun ve oyuncaklara sahip, cinsiyetini ve cinsiyetinin özelliklerini gösteren,
sosyal anlamda daha uyumlu, enerjik, bedensel olarak beceri göstererek
yapabildiği her şeyden keyif alan bir yapıdadır. Günlük olarak davranışlarında
değişiklik gösterebilen yapısı çocukluk özelliğini devam ettiren yapısının bir
parçasıdır.
9 Mart 2015 Pazartesi
3 YAŞ DÖNEMİ ÇOCUKLARIN DÖNEMSEL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
3 yaşına giren çocuk oyunun hakim
olduğu dünyasıyla çevresinde bir birey olduğunu göstermeye ve egemenlik kurmaya
çalışarak varlığını ispatlamaya çalışır. Bu dönemde çocuklar, ayrı bir insan,
cinsiyet ve kimlik olduğunu fark eder. 3
yaşında bir çocuğun kendini kelime haznesiyle çok daha iyi ifade edebiliyor
olması iletişim becerilerinde ve insanlar-arası ilişkilerinde onu başka bir
boyuta taşır. 3 yaş dönemi ben-merkezilikten sosyalliğe doğru giden bir yoldur.
3 yaş çocuğu, dünyayı yürüyerek, tadarak, merak ederek, hedeflerine ulaşarak,
ifade ederek ilk keşiflerini yaptıktan sonra ; kişilik olarak fetheder ve bu
gelişimini tamamladığını hissettiğinde de dış dünyaya yönelir. Bu evre 3 yaşın
başında başlar ve 4 yaşa yaklaşırken ya da 4 yaşın başlarında sonlanır. Dünyaya
dair bilgisi ve ayrı bir birey olduğuna inancı arttıkça dik durmaya, kuralları
ve sınırları zorlamaya başlar. Dünyanın, sınırların sonunu keşfetmek ister.
İnatlaşma döneminin belirgin evresi bu dönemde yaşanır.
21 Şubat 2015 Cumartesi
AİLE TERAPİSİ- ÇİFTLERDE PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ
AİLE TERAPİSİNİN TARİHÇESİ:
Pek çok
kültürde problemler yaşayan kişilere ya da ailelere yardım etmek amacıyla belli
kurallar çerçevesinde müdahaleler yüzyıllardır sözkonusu olmuştur. Ama farklı
ve yetkin bir meslek dalı olarak Aile Terapisi 19. Yüzyılda Amerika ve
İngiltere’de ortaya çıkmış. Psikoterapi içindeki yerini ise ancak 20. Yüzyılda
alabilmiştir. Aile terapisinin resmen gelişmesi İngiltere’de John Bowlby,
Amerika’da Nathan Ackerman, Murray Bowen, Carl Whitaker, Virginia Satir gibi pek
çok klinisyenin, aileleri danışan olarak psikoterapiye 1940-1950’li yıllarda
almalarıyla olmuş. 1960’lardan itibaren açılan aile terapisi okullarıyla,
1980’lerden itibaren de eklenen bireysel danışma veya diğer danışmanlık
alanlarından teknik ve yaklaşımlarıyla günümüzdeki halini almış. Gün geçtikçe
de değişmekte ve gelişmekte...
AİLE SORUNLARINI TANIMLAYALIM: NELER
YAŞANIYOR?
İletişimsizlik: Aile danışmanlarının, çiftlerle
görüşen psikologların en sık karşılaştığı tablo. Günümüzde aynı evin içinde
yaşayan, birbirine dokunabilecek kadar yakın fakat esas mesafenin ruhlar arasında
olduğunu fark bile edemeyen insanlar topluluğu...
19 Ocak 2015 Pazartesi
Çocukların ve Ergenlerin Davranışlarını Değiştirmeleri İçin Denetim Gerektirmeyen Yöntemler
Yetişkinlerin çocuklara karşı disiplin kurma korkusu
genel olarak disiplinden vazgeçildiğinde ortaya çıkabilecek kaosun korkusudur.
Hepimiz çocuklarımızın bizim denetimimizden ziyade, kendi kontrollerinde
olmalarını isteriz. Peki, çocuklarımızın kabul edilemeyecek türden
davranışlarını sıkı bir disiplin kullanmadan onlarla açık açık konuşarak,
iletişim kurarak ve ilişkileri yıpratmadan, tam tersi güçlendirerek nasıl değiştirebiliriz?
Çocukların ve ergenlerin davranışları aslında iyi niyetlidir. Önemli olan, yetişkinler olarak bizlerin, onların davranışlarının değil, bunların sonuçlarının kötü olduğunun farkına varmamızdır.
16 Ocak 2015 Cuma
0-6 YAŞ DÖNEMİ ÇOCUKLARINDA DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI
UYKU BOZUKLUKLARI:
Gece terörü, gece yürüme ve
konuşma, kabus bozukluğu uyku bozuklukları içinde sıralanabilir. Uyku kalitesi
yaşam kalitesinde en önemli paya sahip olanlardandır. Uyku bozukluğu (tek
başına ya da diğer psikolojik sıkıntılarla beraber) çocukluk ve ergenlik döneminde
sık rastlanabilen sorunlardır. Çocuklar kadar aileleri de etkiler.
Gece Terörü: Gece terörü yaşayan çocuklar, uykudan gözlerini
açarak uyanmış gibi görünürler ama uyumaya devam ediyorlardır. Genelde
ağlayarak, çığlık atarak ya da beden hareketleri de eklenmiş, hiç avutulamayan
kalkışlar söz konusudur. Kendiliğinden sakinleşir ve genelde uykuya devam eder
ve sabah hatırlamazlar. Bu kalkışların sıklığı önemlidir. Uzman desteği
gerektirir.
Etiketler:
çocuk gelişimi,
davranış,
gece terörü,
kekemelik,
parmak emme,
tırnak yeme,
uyku
28 Aralık 2014 Pazar
HAYIR DEME SANATI
İnsanoğlu
çevresi tarafından takdir ve kabul edilmek arzusu içindedir. Hepimiz alçak
gönüllülüğün önemli bir erdem olduğunu bilerek büyüdük ve mütevaziliğin de
yıllar içinde, kabul görmenin en önemli unsuru olduğunu görerek öğrendik. Bir
topluluk içine girdiğimizde herkes bizi sevsin, kabul etsin ve değer versin
istiyoruz. Bunun için fazlasıyla çabalıyor ve genelde kendimizi olduğumuzdan
farklı göstermeye uğraşıyoruz. Bir süre sonra giydiğimiz bu elbise bize dar
geliyor ve sıkıntı yaşamaya başlıyoruz.
Rahatsız
olduğumuz şeyleri söylemediğimiz, göstermediğimiz ve reddetmediğimiz için bu
durumlara uzun süre katlanmak zorunda kalıyoruz ve bu sıkıntıyı içimizde
biriktirmeye başlıyoruz. Bazılarımız bunu içinde saklamaya devam edebilirken ama
için için sıkıntı çekerken, bazılarımız da dayanamayacağımız noktaya geldiğimize
fevri ve yersiz çıkışlarla kendimizi haksız konuma düşürebiliyoruz.
24 Aralık 2014 Çarşamba
UYUMA VE UYKU SORUNLARI
Uykuda, vücudun temel yapı taşları
olan proteinler yenilenir ve fiziksel olarak dinlenilir. Ayrıca uyku esnasında
büyüme hormonu salgılandığı için, bebek ve
çocuklar için kesintisiz ve derin uykunun önemi büyüktür. İhtiyaç duyulan uyku
süresi çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Bu da çocuğun yaşı, gelişim
düzeyi ve kişisel özelliklerinden kaynaklanabilir. Her çocuğun doğumdan
itibaren ihtiyaç duyduğu ortalama bir uyku süresi vardır. 2-6 yaş arası
çocukların günlük ihtiyacı olan uyku süresi 11-12 saattir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






